Bir laptopu mağazada denerken çoğu kişi ekrana, klavye tuşlarının sesine ve gövdenin ağırlığına bakar. Touchpad ise genellikle iki üç saniyelik bir dokunuşla geçilir. Oysa cihazı dışarıda, kucakta, toplantı masasında kullanırken en çok temas ettiğiniz parça touchpad'dir. Fare taşımadığınız her anda parmaklarınızın altındaki yüzeyin kalitesi, işin akıcılığını doğrudan belirler. Bu yüzden laptop touchpad seçimi kalitesi konusunu, işlemci ya da RAM kadar ciddiye almak gerekir; hele iki model arasında karar veriyorsanız fark yaratan detay çoğu zaman burada saklıdır.
Touchpad'in geniş olması tek başına iyi olduğu anlamına gelmez, ama küçük bir yüzey neredeyse her zaman sınırlayıcıdır. Alan daraldıkça imleci ekranın bir ucundan diğerine taşımak için parmağı kaldırıp yeniden konumlandırmak zorunda kalırsınız. Bu hareket, farkında olmadan yorulmanıza ve hassas seçim işlerinde hata yapmanıza yol açar.
Pratik bir ölçüt şudur: parmağınızı tek seferde soldan sağa kaydırdığınızda imleç ekranın en az yarısını, ideal olarak tamamını geçmelidir. 13 inç bir gövdede bunu sağlayan touchpad'ler vardır, 15 inçlik bazı modellerde ise yüzey şaşırtıcı biçimde küçük kalır. Ekran boyutu tercihinizle touchpad beklentinizi birlikte düşünmek mantıklı olur; 13, 15 ve 17 inç arasındaki farkları ele alan karşılaştırma bu noktada işinize yarar.
Donanım ne kadar iyi olursa olsun, touchpad'in davranışını belirleyen yazılım katmanıdır. Burada iki temel yaklaşım vardır: üreticinin kendi sürücüsüyle çalışan geleneksel çözümler ve işletim sisteminin doğrudan yönettiği hassas (precision) touchpad standardı. İkincisinde jest komutları daha tutarlı çalışır, güncellemelerle davranış bozulmaz ve ivmelenme eğrisi tahmin edilebilir olur. Ürün sayfalarında bu bilgi genellikle küçük puntoyla geçer, ama arama yapmaya değer.
Hassasiyeti test ederken şu davranışlara dikkat edin:
Bu maddeleri mağazada yarım dakikada kontrol edebilirsiniz. Ürünleri sistemli biçimde karşılaştırma alışkanlığı edinmek, bu tür kısa testleri anlamlı hale getirir.
Yüzey malzemesi, parmağın kayma sürtünmesini belirler. Üç yaygın seçenek vardır ve aralarındaki fark ilk dokunuşta hissedilir.
| Malzeme | Hissiyat | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Cam | En düşük sürtünme, tutarlı kayma | Genellikle üst segmentte bulunur; darbeye karşı hassastır |
| Kaplamalı plastik / Mylar | Orta seviye kayma | Zamanla parlar, ter ve yağla birlikte tutukluk yapabilir |
| Ham plastik | Yüksek sürtünme | Nemli parmakta belirgin şekilde takılır |
Tıklama tarafında ise iki mimari öne çıkar. Klasik diving board yapıda touchpad üst kenarından sabitlenir; alt tarafta tıklama rahat, üst tarafta ise neredeyse imkânsızdır. Haptic (dokunsal geri bildirim üreten) touchpad'lerde fiziksel hareket yoktur, yüzeyin her noktası aynı tepkiyi verir ve tıklama sesi çok daha az olur. Sessiz ortamda çalışıyorsanız bu ciddi bir avantajdır. Mekanik tıklamalı modellerde ise şu iki şeyi deneyin: yüzeyin dört köşesine tek tek bastırın ve tıklama sesinin boğuk mu yoksa metalik ve boş mu olduğunu dinleyin. Boşluklu ses genellikle zayıf montajın işaretidir.
Touchpad, tek başına bir laptopu aldırtmaz ama iki benzer model arasında dengeyi bozar. Bütçe ayırırken şu sıralamayı düşünmek işe yarar: kullanım amacınıza uygun işlemci ve bellek yapılandırması önce gelir, depolama tipi ve ekran özellikleri onu izler, touchpad ise "eşit özelliklerde belirleyici" kategorisindedir. Yani SSD ile sabit disk arasındaki fark ya da bellek miktarı gibi konularda taviz verip touchpad için ödeme yapmak mantıklı olmaz; ancak fiyat ve donanım olarak birbirine yakın iki cihazdan birinde cam yüzey ve hassas sürücü desteği varsa, tercih nettir.
Kullanım profiline göre önceliklendirin: